Eskişehir'de tekstil ticareti yapan 60 yaşındaki Turgut Eşme, çocukluk döneminde sanatçı Barış Manço'dan etkilenmesiyle başlayan takı sevgisini yıllardır kesintisiz yaşatıyor. Sabahları hazırlayıp üzerine takmak için 45 dakika ayırdığı, ağırlığı yaklaşık 1 kilogramı bulan kolye ve yüzükleriyle dışarı çıkan Eşme, kendine özgü görünümü sayesinde kentte büyük ilgiyle karşılanıyor.
Tepebaşı ilçesinin Tunalı Mahallesi Nizam Sokak üzerinde mağazaları olan ve İstanbul'da ürettiği tekstil ürünlerini yurt dışına gönderen Turgut Eşme, ticaretini ailesiyle beraber yönettiği şirket bünyesinde yürütüyor. Özel olarak tasarlanan takılara ilgi duyan Eşme, gündelik hayatında boynunda, bileğinde ve parmaklarında toplam ağırlığı 880 gram olan metal takılar taşıyor.
Güne her sabah saat 06.30'da başlayan ve 45 dakika süren hazırlığın ardından takılarını takan Eşme, her akşam da bunları aksatmadan birer birer çıkarıyor. Eşinden de destek alarak yıllardır aynı alışkanlığı devam ettiren Eşme, kullandığı takı kombinlerini haftada bir yeniliyor. Caddelerde, alışveriş merkezlerinde ve ziyaret ettiği mekanlarda insanların büyük ilgisiyle karşılaştığını anlatan Turgut Eşme, Barış Manço'yu örnek alarak geliştirdiği görünümün artık kendisinin bir parçası olduğunu ve Eskişehirlilerin onu görür görmez tanıdığını söylüyor.
"Şu an üzerimde taşıdığım takıların ağırlığı yaklaşık bir kilogram" Günlük yaşamında 1 kilogram metal takı taşıyan 60 yaşındaki Turgut Eşme, her gün tekrarladığı alışkanlıklarını şu sözlerle anlattı; "Tekstil alanında çalışıyorum, ürünlerimi yurt dışına da ihraç ediyorum. Bunun yanında Eskişehir'de mağazalarım bulunuyor; İstanbul'da ürettiklerimi buraya taşıyorum, çocuklarım da burada satışını gerçekleştiriyor.
Eşimle beraber aile şirketimizde işlerimizi bu düzen içinde yürütüyoruz. Ticarete merakım çocukluk dönemime dayanıyor. Barış Manço'nun gümüş taktığını görüyordum; yıllarca kendisini takip edince ben de onun gibi yapıp farklı bir görünüm kazanabileceğimi düşündüm.
Aşağı yukarı 25-30 senedir böyle dolaşıyorum, bu görünümüm de oldukça fazla ilgi topluyor. Bir mağazada, alışveriş merkezinde ya da başka bir yerde oturduğum zaman insanların bakışları üzerimde kalıyor. Eskişehirliyiz, bu takıları da keyifle taşıyorum.
Aile şirketime ait takılar da bulunuyor, onları da her hafta değiştiriyorum. Şu anda taşıdıklarımın ağırlığı yaklaşık bir kilogram, tam olarak ise 880 gram. Her sabah saat 06:30'da uyanıyorum, takılarımı üzerime takmam 45 dakika sürüyor.
Akşam olunca hepsini çıkararak sehpanın üzerine sıralıyorum; her günkü düzenim böyle devam ediyor. Eşim bu işte bana destek veriyor; takıp çıkarma sırasında yorulabildiği oluyor, ancak ben bundan hoşlanıyorum. Restoranlarda yemek yediğim sırada kimi insanlar benden bir künye ya da yüzük talep ediyor.
Ben de espri yaparak yemek ücretini karşılarlarsa takılardan birini kendilerine verebileceğimi belirtiyorum. Üzerimde taşıdığım takılar zaten toplamda yaklaşık 880 gram geliyor. 60 yaşındayım; aşağı yukarı 29-30 senedir, başka bir deyişle küçük oğlumun dünyaya gelmesinden bu yana hayatımı böyle sürdürüyorum. Eskişehir'de karşılaştığım insanlar beni anında tanıyor."


