İspanya'nın Asturias bölgesinde bulunan bir dağ köyünde hayvancılık yapan 52 yaşındaki Mateo Gomez'in, sürüden uzaklaşan koyununu aradığı sırada hiç beklemediği bir keşifle karşılaştığı iddia edildi. Aktarılanlara göre Gomez, sisin etkisini göstermeye başladığı esnada kayıp hayvanından gelen sesi izleyip sarp kayalıkları geçerek dağın yamacında bulunan dar bir yarığa vardı.
Dışarıdan görülmesi son derece zor olan mağaranın içine giren çoban, aradığı koyununa burada ulaştı.
ÇÜRÜMÜŞ TAHTA KAPAK AYAĞINA TAKILDI
Gomez'in, koyununu dışarı çıkarmaya uğraşırken mağaranın arka tarafındaki çöküntüde, eski brandaların altından uzanan kumaş parçalarını gördüğü aktarıldı. Hayvanını kurtarmak için çabalayan çobanın ayağının çürümüş tahta bir kapağa takıldığı ve kırılan kapağın altından üst üste yerleştirilmiş mühürlü kumaş torbalar çıktığı ifade edildi.
Gomez'e atfedilen açıklamada yaşananlar şu sözlerle aktarıldı: "Tek isteğim koyunumu alarak köye geri dönmekti. Hayvan, mağaranın en uzak köşesine sıkışmış durumdaydı. Onu çekip çıkarmaya uğraşırken çürümüş tahta bir kapağa ayağım takılınca kapak kırıldı.
Kapağın altında, üst üste konulmuş mühürlü ve kalın kumaştan torbalar vardı. Torbalardan biri yırtılmış durumdaydı; fenerimi o yöne çevirdiğimde çevreye dağılmış altın sikkelerin parladığını gördüm." MAĞARADA 150
TORBA ALTIN BULUNDUĞU İDDİASI
Bu keşiften sonra araştırmacıların, tarihe ilgi duyanların ve dağ rehberlerinin bölgeye geldiği iddia edildi. Deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 200 metre yüksekte bulunan mağarada çalışmaların günler boyunca sürdüğü ve içerideki 150 bez torbanın her birine numara verilerek dışarı taşındığı öne sürüldü. Torbaların içinde değişik boyutlarda altın külçelerinin yanı sıra 17. ve 18. yüzyıllardan kalma binlerce tarihi altın sikke olduğu aktarıldı.


